Şirket Doktoru (Kitap Notlarım)

  • Bazen 100 milyon dolara ulaşan dev tesisler yapan girişimciler, onları güçlü genel müdürlere ya da CEO’lara devretmek istemiyorlar. Patronların önemli bölümü, güçlü genel müdürü sevmiyor. Onun yerine idari mühür gibi bir yönetici atayıp, bütün işleri kendileri götürmeyi tercih ediyor.
  • CEO Veliahtı
  • Çalışanlara kendilerini geliştirecekleri eğitim bulma şartı, kendileri bulacak.
  • Başarıya giden yolda yöneticilere şu tavsiyelerde bulundu:
    • Birlikte çalışacağınız insanları ve işinizi çok iyi tanıyın.
    • Gerçekçilikten ayrılmayın, o konuda ısrarlı olun.
    • Açık hedefler ve öncelikler belirleyin. Onları iyi uygulayın.
    • Kararlı olun, belirlediğiniz yoldan sapmayın.
    • Yönetici ve çalışanlarınızı ödüllendirmeyi bilin. Bunu strateji haline getirin.
    • Çalışanlarınızın ve yöneticilerinizin yeteneklerini, kabiliyetlerini geliştirmeye özen gösterin.
    • Kendinizi iyi tanıyın. Üstünlük ve eksikliklerinizi iyi bilin.
  • İyi yöneticiler sorunlardan çok fırsatların üzerinde odaklanırlar. Kuşkusuz problemler dikkate alınmalıdır, halının altına süpürülüp orada saklanmamalıdır. Ancak, sorun çözmek sonuç üretmez. Hasarı engeller. Fırsatlardan faydalanmak sonuç üretir.
  • Verimli olabilmek için;
    • Çalışanlara yetki ve insiyatif verilmeli. Böylece onlara kendi kendilerini yönetme imkanı tanınır.
    • Kişilere kendi kendilerini değerlendirme sorumluluğu verilmeli. Bunu yaparken de tüm diğer koşulları göz önüne almalı
  • Çalışanlara tüm CH’ları yorumlaması istenebilir. Dükkanda neyi yapıyoruz diye çalışanlara sorabiliriz? Neyi düzeltirsek daha başarılı oluruz? Kendini 3 sene sonra nerede görüyorsun? Seni burada vazgeçilmez kılan nedir diye sorulabilir.
  • İşte işlerin kötüye gittiğini ortaya koyan işaret fişekleri:
    • Benim yaptığım araştırmalardan çıkardığım en önemli ders, şirketlerin erken uyarı sistemleri geliştirmeleriydi. Şirketin başına kötü bir olay gelmeden önce uyarı sinyallerini alabilme konusunda çalışma yapmaları gerekir. Önemli olan, geç kalmadan olaya müdahale edebilmektir. Bu sayede belirli değişimler gerçekleştirilip, ilerleme kaydedilebilir.
  • Adrian Sloywtzky, burada şu değerlendirmeyi yapıyor: On firmanın olduğu bir sektör düşünün. Tanım gereği pazarın toplamı %100’dür. Şirketlerin stratejilerine bakın. Hepsi de Pazar payını artırmak ister. Pazar payı hedeflerini toplarsanız %150 eder. Şirketlerin bu çılgın yarışı ve müşterinin güçlenmesi, sektörlerin karını düşürür ve çok sayıda karsız bölge yaratır.
  • Rakibi kendin yarat.
  • Her zaman “Neden olmasın=” demeyi ihmal etmeyin. Yapmadığınız şeyler için her zaman iyi nedenleriniz olmaz. Ayrıca yapmadıklarınız sizin korkularınızın, tembelliğinizin ve “Neden olmasın” diyen birinin eksikliğinin sonucudur.
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir