Nurettin Topçu – Var Olmak

Sevmeyenler, yaşamayanlardır. Onlar ölü ruhlardır. Her an toprağından taze hayat fışkıran tarlanın üstüne atılmış kuru kütüklerdir. Dünyamızın tadını onlar alamazlar, hayatın kudretini onlar bilemezler. Her kökünden bir inanış otu biten, her tarafına bir başka şevk saçılmış dünyamızda aşk ile inanışın terbiyesini en küçük yaştan itibaren almamış olan nesiller, bedbaht nesillerdir. Kainata hayranlıkla bakan, insanlara minnetle çevrilen çocuğu, inanış ve sevgi aşısı yapmadan hayata salanlar, dünyamızın ilk ve en gaddar zalimlerdir.

Bir zümre zihninde esir olan insanın kanaatleri, kendine göre hakikatin ta kendisidir. Karşı karşıya harp eden iki ordunun askerleri için ölüm, aynı derecede mukaddestir. İki tarafın silahşörleri için, her ikisi de ademoğulları olmalarına rağmen, karşı tarafın insanlarını katletmek fazilettir. Gece karanlığında yola çıkan hırsız için çalmak vazife, polis için de onu yakalamak bir vazifedir. Hakikat şu ki, canlı varlığın ilk ihtiyaçlarını iç güdüler karşılıyor.

Yeni doğmuş iki insan yavrusu masum bakışlarını dünyaya açar açmaz karşı karşıya birbirlerine yaklaştırın ve birine “Sen işte karşındakinin düşmanısın, onu bir gün öldüreceksin” deyin. Sonra o iki çift masum gözlere bir bakın. Kendinizden utanırsınız. Gafletinizden ürperirsiniz. Eğer basiret gözüyle bakmışsanız o kadar küçülürsünüz ki yavruların saf bakışı size ilahi hitap kadar büyük ders olur. O aynada kendinizi görür ve tövbe etmek istersiniz.

Zulüm, insanın bilerek ve isteyerek başkasının ruhuna ve bedenine acı çektirmesidir. Merhametsiz kalplerde gelişir. Kaynağı ise hırs, haset, kin ve menfaat duygusu gibi bütün hayvani ihtiraslardır. İnsanlığın tarihi, büyük zalimlerin binlerce ürpertici tablosunu ortaya koyuyor. Ancak zulüm denen canavarı büyük kuvvet ve devlet sahiplerinin varlığında tanımak, kendimizi aldatmak olur. Gerçekte hepimizin etrafı halka halka zalimlerle çevrilmiş bulunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir