Denemeler – Montaigne

15 yaşındayken lise 1’de edebiyat hocası zorla okutmuştu. Bu ne sıkıcı bir kitaptır, ne gereksiz bir kitaptır, bunu yazan adam ne amaçla yazmış diye içimden geçirmiştim. İnsan cümlesine böyle başlayınca devamında “ama” diyip övgüler sunması beklenir değil mi? Malesef sunamıyorum. Bu kitap veya bu tür hiç bana göre değil. Sabırla okudum, bu kitap neden yazılmış sorusunu sormaktan kendimi alamıyorum. Okumamla okumamam arasında bende hiçbir fark oluşmadı. Kitabı okuyan insanların yorumlarına baktığımda aklıma iki seçenek geliyor;
1) Ya ben edebiyattan hiç mi hiç anlamıyorum
2) Bu kitap meşhur olduğundan artık klasikleştiğinden insanlar eleştiremiyor.

Kitabı okurken altını çizdiğim bazı kısımlar:
1) Kendini olduğundan az göstermek alçakgönüllü olmak değil, aptallıktır. Kendine olduğundan az değer vermek korkaklık ve pısırıklıktır. Kendini olduğundan fazla göstermek de çoğu kez kibirden değil aptallıktandır… Kendinden aşağıya bakıp da kafasına hayran olan insan, gözlerini kendinden yukarıya, geçmiş yüzyıllara kaldırsın. O zaman, yüzlerce dehanın ayakları altında kalacak ve burnu kırılacaktır.

2) Cenaze töreninin özeni, mezar yerinin seçimi, cenaze alayının görkemi, ölülerin yararından ziyade, yaşayanların avunmasını ilgilendirir.

3) Yarışmaya giren kişiler, tüm güçlerini hızlıca kullanmaya mecburdurlar; ama yine de durdurmak için hasımlarını tutmaya ya da düşürmek için onlara çelme takmaya hiçbir şekilde izinli değildirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir